20 Mart 2015 Cuma

Taraftarlık Ruhu Nerede

Geçtiğimiz günlerde Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor Yönetimi yaptığı açıklamada bu hafta sonu oynanacak kendileri için çok kritik olan Çaykur Rizespor maçı için taraftarlarına bazı çağrılarda bulundu. Bunları listelemek gerekirse;

  1. Maça gelen tüm taraftarlara ücretsiz PassoLig Kartı verilecek
  2. Maça gelen ilk 1.000 kişiye lisanslı forma dağıtılacak
  3. Maça gelen herkese sucuk ekmek ve meyve suyu dağıtılacak
  4. Maça gelen herkese maç bileti ücretsiz yüklenecek
  5. Stada giden tüm tramvaylar ücretsiz çalışacak
Süper Ligde ortalama 3-4 bin taraftara oynayan bu takımların yönetimleri böyle kampanyalar yaparak gerçekten takımına bağlı insanları ciddi derecede üzmektedirler. Sırf bunlar için stada gelecek varsa hiç gelmesin daha iyi. Buna taraftarlık denir mi? Nerde arma uğruna çekilen cefa, nerde cebindeki son parasını bilete verenler, nerde en yakın arkadaşıyla bir simiti bölüşenler.. Bu işler böyle yürümez artık bunları birilerinin anlaması gerekiyor. Zaten bu takımların isimlerinden de nasıl bir yönetim anlayışına sahip olduklarını anlayabilirsiniz. Ha Suat Altın İnşaat ha Çaykur..

Süper Ligdeki bazı kulüplerinin seyirci ortalamalarıda şu şekilde:


Başka söze gerek?

Karadeniz Ereğlispor - Kocaelispor ve Mourinho Kayhan

Bu haftaki maçımız 15 Mart Pazar günü gerçekleştirilen YGS sınavından dolayı 17 Mart Salı gününe ertelenmişti. Hafta içi olmasına rağmen İzmitten kalkan 4 otobüs ve aralarında benimde bulunduğum biz Karabük Üniversitesi öğrencilerinin kaldırdığı 1 otobüsle beraber toplamda 5 otobüs ve bir çok münferit araçla ortalama 300-350 kişi Zonguldakın yolunu tutmuştuk. Zonguldakta futbol oynamak için çok uygun bir hava ve ortam vardı. Zeminin suni çim olması geçen senenin aksine bu sene bize daha pozitif yansımıştı.

Maçta çıkan olaylarda önce futbol adına konuşmamız gereken bazı şeyler açıkça ortadadır. Maça hızlı bir giriş yapmamız beklenirken beklenenin aksine bir o kadar da tutuk başlamıştık. İlk 5 dakika içinde rakip 4. kornerini kullanıyordu. Sahaya geçen haftadan farklı olarak cezalı olan Burak Süleymanın yerine Sefayı kanatta oynatıp Gökhan ve Mert Yavuzu Hamzanın arkasında orta sahaya koymuş,  Sinanın yerine ise Tunahan ile çıkmıştı Kocaelispor.

Özellikle bu maçta Kılıçarslanın ve önündeki stoperlerin müthiş derecede uyumsuz olduğu gözüme çarpan ilk ayrıntıydı. Maç boyunca tam 6 adet geri pas Kılıçarslan ile anlaşamamazlıktan dolayı tehlike yarattı. Savunmamıza gelen her top iki kat heyecanlanmamıza neden oluyordu. Maç boyunca ise 1.60 boyundaki Tunahana uzun top atıp indirmesini beklemek iyice kanser olmamıza neden olmuştu. İlk yarıyı rakip kaleye tek bir şut dahi çekemeden kapattık. Küme düşme hattının biraz üzerindeki Ereğlispoun golü 33. dakikada Gökhan ile bir yan toptan geldi.


İkinci yarıya nispeten daha hızlı başlamıştık. 49. dakikada altı pas içinde hafifçe yükselen topa dokunan Hamza duruma eşitlik getirmişti. Golden sonra 5-8 dakika arası yüklenir gibi gözüksekte ardından oyun yeniden dengelendi. Maçın sonuna doğru Burak Özbakırın yerine Yasin, Tunahanın yerine forvet mevkiine sol açık oyuncusu Volkan Yılmaz oyuna girdi ve ilerleyen dakikalarda da başka gol olmayınca maç 1-1 sona erdi.


Ereğlili futbolcular ciddi derecede her fırsatta kendilerini yere bıraktılar ve bunu sonuna kadar da kullandılar. Hakem hakkında da bir kaç söz söylemeden olmayacak. Bu hakem diğer maçlarınıda böyle yönetiyorsa daha da hakemlik yapmasına gerek yok bu hafta düdüğünü asabilir. Maçla ilgili son olarak bir dip not eklemek istiyorum; hakem rakip Ereğlispora  ilk sarı kartını tüm haber sitelerinde "boks maçı gibi bir maç" diye geçen bir maçta 89. dakikada göster(ebil)di.

Maçtan sonra çıkan olaylara gelecek olursak..


Maçtan bir gün önce "şehrine sahip çıkan Kocaelispor taraftarlarını ağırlamaktan onur duyacağız" diye bir açıklama yapan Genç Ereğlililer taraftar gurubu her nedense maça Sakaryaspor atkıları ile gelmiş ve maç boyunca Sakaryaspor lehine tezahuratta bulunmuşlardır. Zaten 80-100 kişilik 18 yaş altı kesimden oluşan bu taraftarlarda maç boyunca Beşiktaşın bestelerini evirip çevirip kullanmıştır. Maçın bitiş düdüğünün ardından ise "Şampiyon Tekirdağspor" diye tezahuratta bulunarak bir maçta 5-6 takımın bestelerini ve atkılarını kullanarak tarihe geçmiş olabilirler.



Maçın ardından Ereğlispor taraftarları polis her nasıl izin verdi ise bizim deplasmana geldiğimiz otobüslerin bulunduğu bölüme gelmiş ve küfür edip taş atarak büyüklüğünü bir kez daha göstermiştir. Ancak bu büyük Ereğli taraftarları bütün pankartlarını tribünde unutup gitmiş daha sonra evlerine dağılmıştır. Pankartlara ne mi oldu? Gereken yapıldı.. Tribündeki tüm koltuklarıda hatıra olarak yanımıza aldık. :)

Her deplasmanda aynı sorunlarla karşılaşmaktan ve üzerimizden prim yapmaya, adını duyurmaya çalışan tribün kültüründen hiç bir şey anlamayan bu çoluk çocuk tribün gruplarından artık bıktık. Umarım önümüzdeki 3 haftada kalan tüm maçlarımızı kazanır ve bu lanet ligden kurtuluruz..

Biz sizin babanızız, biz ne dersek o olur!

16 Şubat 2015 Pazartesi

Sevdanın Ligi Olmaz



Ergene Velimeşespor - Kocaelispor

Oysa her şey çok güzel başlamıştı.. Kuruçeşme gişelerde toplandıktan sonra özel araçlarımızla Tekirdağ'a doğru müthiş bir heyecan ve coşkuyla yola koyulmuştuk. Hiç bir sorun veyahut çevirmeyle karşılaşmadan Tekirdağ'ın Ergene ilçesine saat 11.30 civarlarında ulaştık. Her zamanki gibi bizi bekleyen ve diğer tribünlere nazaran daha yeni ve sağlam gözüken portatif tribünlerde yerimizi aldık.

Maça her zamanki gibi aynı kadro, aynı diziliş ve aynı oyun taktiğiyle başladık. Tek değişiklik geçen hafta sakatlanan Kadirin yerine Osman Tuna'nın ilk 11'de başlamış olmasıydı. Maçın etkili başlayan taraf Velimeşespordu ve daha maçın ilk dakikasını bile doldurmadan çok tehlikeli bir atak gerçekleştirdiler ve Kılıç muhteşem bir reflekse topu kornere çeldi. İlk yarının devamı karşılıklı ataklarla geçti ve 0-0 sona erdi. İkinci yarı da ilk yarıdan çok farklı değildi. Nispeten daha etkili olduğumuz bile söylenebilir. Ancak sol kanadımızdan gelen bir yan topun ardından Kılıçarslan'ın sağından topu ağlarımızda gördük. İlerleyen dakikalarda da Murat Tiraki kırmızı kart görünce oyun tamamen koptu ve maçı 1-0 kaybettik.

Artık bu konuda Kayhan Hocayıda eleştirmeden edemeyeceğim. Şampiyonluk yolunda emin adımlarla yürüyen ve her hafta 15-20 bine oynayan bir takımın 4-5-1 dizilişinde ve sadece uzun top mantığıyla oynamasına bir türlü anlam veremiyorum. Gel gelelim 1-0 geriye düşüp takımımız 10 kişi kaldıktan sonra 86. dakikada çift forvete dönmenin mantıklı bir izahı nedir? Maça neden orta sahada Gökhan ile ayağa pas yapan çift forvet bir takım olarak başlamıyoruz, başlayamıyoruz? Maçtan önce kime sorsanız takımın ilk 11'ini ve hangi oyuncuların değişeceğini %99 tahmin eder. Burak Özbakır'ın yerine Aliberk ve 86'da Murat Kolburan..

Ayrıca son olarak İzmitteki maçlarımızda sahaya atılan en ufak bir bozuk para veya çakmağa ceza yağdıranların Ergene tribünlerindeki çoluk çocuğun maç boyunca yaktıkları en az 6-7 meşaleye ve sahaya atılanlara ne gibi bir ceza vereceğini merakla bekliyoruz. 

Umarım Kayhan Hoca ve diğer tüm futbolcu kardeşlerimiz bu yenilgiden gereken dersleri çıkarırlar ve yaptıkları hatalardan en kısa sürede dönerler. Bu sene şampiyon Kocaelispor..

Sağlam dediğimiz deplasman tribünün maçtan sonraki hali de görülmeye değerdi..

10 Şubat 2015 Salı

Her Şey Ortada

Kocaelispor Alman transfermarkt.com'un yaptığı habere göre sezon başından beri 10.100 taraftar ortalaması ile Spor Toto Süper(!) Ligdeki 14 takımı geride bıraktı. Özellikle son oynadığımız Büyükçekmece karşılaşmasındaki 20.750 taraftar sayısı ise Kasımpaşanın son 10 maçtaki seyirci toplamına eşit.

Biz susalım resimler konuşsun..



 Bölgesel Amatör Lig Kocaelispor - Büyükçekmece Belediyespor " 20.745 " taraftar



Spor Toto Süper Lig Eskişehirspor - Galatasaray " 111 " seyirci


Gördüğünüz gibi her şey.. Bütün Süper Ligler, bütün kupalar, her şey sizin olsun. 
Biz bu kenetlenmeyi özledik..

8 Şubat 2015 Pazar

Bu Rekor Senin İzmit!

Bugün oynanan Kocaelispor - Büyükçekmece müsabakasında umduğumuz gibi taraftar rekorunu kırdık ve adımızı tarihe yeniden altın harflerle yazdırmayı başardık.

Kulüp tarafından yapılan resmi açıklamaya göre 20.122 taraftarımızın yanı sıra, misafir seyirci, basın ve protokol tribünleri ile birlikte 20.745 kişi ile rekorumuzu kesinleştirmiş olduk.



Bu mükemmel tribün görüntülerinin ardından futbol adına konuşmamız gereken bir kaç konu olduğu kanaatindeyim. Özellikle ilk yarıda rakibimiz Büyükçekmece neredeyse tamamen tek kale top oynadı. İleri ucumuzda bulunan 1.60 boyundaki Tunahana rağmen hala uzun top oynamaya çalışan Kayhan hoca da hatasını anlamış olacak ki ikinci yarı Sinan Pektemeki oyuna aldı ve takım ayağında top tutmaya başladı. Her ne kadar tüm dengeleri elimize alamamış olsak da rakibin 10 kişi kalması ile ataklarımızı sıklaştırdık ve Muhteşem Süleyman'ın muhteşem asisti ile galibiyeti getiren golü kaydettik.


Büyükçekmece karşısında sezonun en kötü futbolunu oynadığımızı açıkça söyleyebilirim. Kılıçarslanın adeta Neuer havasında ön libero misali gereksiz ileri çıkışları da buna eklenince ilk yarı rakip kaleye tek şut dahi çekemedik.

Kılıçarslanın muhteşem 3 kurtarışını da yazmadan geçemeyeceğim. Umarım önümüzdeki haftalarda takımımız toparlanır yoksa Tekirdağ ve Arnavutköy gibi deplasmanlarda işimiz gerçekten zor olur.


Gelelim günün bizi en mutlu eden kısmına.. Hodri Meydana..

Bizi izlemeye devam edin..






 






                             
                                   



Bir daha ki rekoru yeni stadımızda 33 bin kişi ile kırmak dileği ile..